GİRİŞİM SERMAYESİ FONU NEDİR? KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNE AVANTAJLARI NELERDİR?
GİRİŞ
Girişim sermayesi fonu Vergi Usul Kanunu’na 325/A maddesi olarak eklenmiştir. 60 yıllık vergi usul kanununun yaklaşık 10 yıllık bir geçmişi olan (6322 sayılı kanunun 15. maddesiyle eklenen madde; yürürlük tarihi 15.06.2012) yeni uygulamalarından biridir. Çalışmamızda mükelleflerin yararlanabileceği bir teşvik olan uygulamanın detaylarına değinilecektir.
- GİRİŞİM SERMAYESİ FONU NEDİR?
Yukarıda yer verilen kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun 325/A maddesine “Girişim sermayesi fonu” başlığı ile eklenmiştir. Buna göre girişim sermayesi fonu; “Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu fon, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10’unu ve öz sermayenin %20’sini aşamaz.
Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki, işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı’nca belirlenir” denilmektedir.
Girişim sermayesi fonları Sermaye Piyasası Kanunu düzenlemelerine tabidir. Fonlar ile alakalı olarak düzenlemeler Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılmaktadır. Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.4) yayımlandıktan sonra son olarak 9/10/2020 tarihli ve 31269 sayılı Resmi Gazete’de Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.4)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlanmıştır.
Söz konusu tebliğin 4’üncü maddesinde; “Fon, Kanun hükümleri uyarınca nitelikli yatırımcılardan katılma payı karşılığında toplanan para ya da iştirak paylarıyla, pay sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre, üçüncü fıkrada belirtilen varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla Kuruldan faaliyet izni alan portföy yönetim şirketleri, girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri ve gayrimenkul ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından bir içtüzük ile süreli olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığıdır” denilmektedir.
“Girişim sermayesinin amacı girişimcilerin yaratıcı fikirlerini ve yeni üretim yöntemlerini uygulamaya geçirebilmeleri için gerekli olan finansman ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Yüksek risk ve karşılığında yüksek getiri beklentisine dayalı olarak ortaya çıkmış bir finansal araçtır.” (Dr. Hüseyin Işık, Girişim Sermayesi Fonuna Sağlanan Vergi Avantajları, https://www.halkbankkobi.com.tr, erişim 21.09.2023)
Söz konusu tebliğe göre Fonun iştigal edebileceği faaliyetler şunlardır:
a) Özelleştirme kapsamına alınanlar dahil Türkiye’de kurulan anonim ortaklıklara ait paylar, özel sektör ve kamu borçlanma araçları.
b) 7/8/1989 tarihli ve 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım satımı yapılabilen, yabancı özel sektör ve kamu borçlanma araçları ve anonim ortaklık payları.
c) Vadeli mevduat ve katılma hesabı.
ç) Yatırım fonu katılma payları.
d) Repo ve ters repo işlemleri, vaad sözleşmeleri ile taahhütlü işlem pazarında gerçekleştirilen işlemler.
e) Kira sertifikaları ve gayrimenkul sertifikaları.
f) Varantlar ve sertifikalar.
g) Takasbank para piyasası işlemleri ve yurtiçi organize para piyasası işlemleri.
ğ) Türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri.
h) İpoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetler, teminatlı menkul kıymetler, Kurulca uygun görülen özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleri.
ı) Yurtdışında yerleşik olup borsada işlem görmeyen, gelişme potansiyeli taşıyan şirketlere yapılan yatırımlar.
i) Altın ve diğer kıymetli madenler ile bunlara dayalı para ve sermaye piyasası araçları.
j) Kurulca uygun görülen diğer yatırım araçları.
Girişim sermayesi fonları yukarıda sayılanlar haricinde bir işle uğraşamaz.
- GİRİŞİM SERMAYESİ FONU UYGULAMASI
31/12/2012 tarih ve 28514 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7 seri no.lu KVK Genel tebliğine göre “indirim şartları” aşağıdaki gibidir:
Girişim sermayesi fonunun indirim konusu yapılabilmesi için;
– İlgili yılda ayrılan fon tutarının beyan edilen gelirin %10’unu, toplam fon tutarının ise öz sermayenin %20’sini aşmaması (İki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir),
– Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan ve Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması,
– Ayrılan fon tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi
gerekmektedir.
2.1. İndirim Tutarının Hesaplanması
İndirim tutarının tespitinde beyan edilen gelir olarak ticari bilanço kâr veya zararına kanunen kabul edilmeyen giderler eklenmek ve geçmiş yıl zararları ile varsa tüm indirim ve istisnalar düşülmek suretiyle bulunan tutar [Ticari bilanço kârı (zararı) + kanunen kabul edilmeyen giderler – geçmiş yıl zararları – tüm indirim ve istisnalar] dikkate alınacaktır.
Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu ilgili dönem kazancından ayrılacağından, pasifte özel bir fon hesabına alınacak tutar hesap dönemi sonu itibarıyla tespit edilebilecektir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, izleyen hesap döneminin başından itibaren kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Bu şekilde, indirim konusu yapılacak olan kazanç tutarı, ilgili dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle de indirimden yararlanılabilecektir.
Dolayısıyla geçici vergilendirme dönemlerinde fon ayrılması ve indirim uygulamasından yararlanılması mümkün değildir.
İndirim konusu yapılacak tutarın tespitinde, her yıl girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar ayrı ayrı dikkate alınacak, önceki yıllarda ayrılan fon tutarları için tekrar indirim uygulanmayacaktır. Ancak, ayrılan toplam fon tutarı hiçbir suretle öz sermayenin %20’sini aşamayacaktır.
Örnek: Hesap dönemi takvim yılı olan (A) A.Ş.’nin 2023 yılı dönem sonu öz sermayesi 1.000.000 TL olup, şirket 2023 yılında 1.700.000 TL kazanç elde etmiştir. Şirketin ayrıca, 300.000 TL kanunen kabul edilmeyen gideri, 500.000 TL istisna kapsamında serbest bölge kazancı, 200.000 TL yatırım indirimi tutarı ve 2022 yılından 300.000 TL geçmiş yıl zararı bulunmaktadır.
Şirket beyan edilen gelirin [1.700.000+300.000-500.000-300.000-200.000=1.000.000] %10’u olan 100.000 TL’yi girişim sermayesi fonu olarak ayırarak özel bir fon hesabına almıştır.
Söz konusu tutar özsermayenin %20’sini de (1.000.000×0,2=200.000) aşmamaktadır. (Kurumun özsermayesi artmadığı halde 200.000 TL’ye kadar fon ayrılabilir)
Bu durumda (A) A.Ş., beyan edilen gelirin %10’unu ve dönem sonu öz sermayesinin %20’sini aşmayacak şekilde ayırdığı girişim sermayesi fonunu, 25/4/2024 tarihine kadar vereceği 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapabilecektir. (A) A.Ş.’nin 2024 yılı sonuna kadar, ayırmış olduğu 100.000 TL fon tutarıyla girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapmaması halinde, indirim konusu yaptığı 100.000 TL fon tutarı nedeniyle eksik tahakkuk ettirilen (100.000 x %25) 25.000 TL vergi, gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
2.2. Girişim Sermayesi Fonu İstisnası
Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanunu 10/1-g maddesine aynı kanun ile “Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10’unu aşmayan kısmının kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebileceğine hükmü eklenmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu Md 5/1-a gereği, kurumların; tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri (7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 15.04.2022) kâr payları 01.01.2013 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden istisnadır.
Böylelikle hem girişim sermayesi olarak ayrılan tutar beyanname üzerinde gösterilmek suretiyle indirime konu edilebilecek (kazancın bulunması halinde yararlanılabilecek indirimlerdendir) hem de girişim sermayesi olarak ayrılan fon dolayısı ile elde edilen karpayları kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu Md 5/1-d maddesi gereği, Türkiye’de kurulu girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları da kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. 7456 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle 15.07.2023’ten itibaren geçerli olmak üzere; “katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları” da istisna kapsamına alınmış, “diğer yatırım fonu katılma payları ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları bu istisnadan yararlanamaz” hükmü eklenmiştir. Burada girişim sermayesi fonundan elde edilecek kar payı getirilerinin ayrıcalıklı olarak kabul edildiği görülmektedir.
2.3. Fona İlişkin Yasaklar
Fon ayırma ile ilgili olarak hem madde metninde hem de 7 seri no.lu KVK Genel tebliğinde yasaklara ilişkin açıklamalar yer almaktadır.
Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılmakla birlikte, girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların;
– Amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi,
– İşletmeden çekilmesi,
– Ortaklara dağıtılması,
– Dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması,
– Mükelleflerce işin terki,
– İşletmenin tasfiyesi, devredilmesi veya bölünmesi,
– Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde aynı amaçla yeniden kullanılmaması,
hallerinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde diğer kazançlarla ilişkilendirilmeksizin vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Dolayısıyla, bu fon tutarları, beyan edildiği döneme ilişkin dönem zararı, geçmiş yıl zararları, indirim ve istisnalar ile ilişkilendirilmeksizin vergilendirilecektir.
Yukarıda sayılan hallerde sadece girişim sermayesi fonu hesabında tutulan ve önceki yıllarda indirim konusu yapılan tutarlar vergiye tabi tutulacak olup daha önce beyannamede indirim konusu yapılan tutarlar bakımından ise herhangi bir işlem yapılmayacaktır.
SONUÇ
Girişim sermayesi fonunun girişimcilerin yeni/yaratıcı fikirlerini hayata geçirebilmeleri için gerekli finansman desteğini sağlamayı hedeflediği aşikardır. Burada hem yeni fikir sahibi girişimciler desteklenmekte hem de bu desteği sağlayan kurumlar teşvik edilmektedir. Önceki bölümlerde detaylarıyla açıklandığı üzere, mükellefler girişim sermayesi fonu ayırmakla, ayırdıkları bu tutarı kurumlar vergisi beyannamesinde göstermek suretiyle indirime konu edebilecekler. Ayrıca bu fon ile girişim sermayesi hisse senetlerine yatırım yaptıklarında, bu hisse senetlerini ellerinde bulundurdukları için elde edecekleri kar payları da kurumlar vergisinden istisna edilecektir. Tüm bunlardan ayrı olarak yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan teknoparktaki gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine 1.1.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu tutarın yüzde ikisini Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu payları satın alması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konması şartı getirilmiştir.



